TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN

Ana Sayfa Yazarlar 25.12.2019 101 Görüntüleme
Çıkarlarımız varsa  korumalıyız…

Çıkarlarımız varsa korumalıyız…

Necdet Buluz

Önce şunu vurgulayalım:

Türkiye ile Libya arasında yapılan kıta sahanlığı anlaşmasını ülkemiz çıkarlarına yararlı görüyoruz. Doğu Akdeniz’i kendi çıkarları doğrultusunda oldu-bittiye getirip, Türkiye ve KKTC haklarını yok sayanlara karşı bu denizdeki haklarımızı sonuna kadar korumak da bizim için önemlidir.

Ancak, başta Amerika ve arkasına takılan ülkeler bu anlaşmanın “yok hükmünde “olduğunu iddia ediyor. Türkiye’yi dışlamaya çalışıyor.

Amerika, bazı AB ülkelerini, Mısır ve Körfez ülkeleri ie İsrail’i ve Kıbrıs Rumlarını da içine alan bir koalisyon kurarak Doğu Akdeniz’de yeni bir çıban başı oluşturuyor.

ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkili, Türkiye ile Libya arasındaki mutabakat muhtırasının onaylanmasına ilişkin “Bu anlaşma işe yaramaz ve provakatif” açıklaması ile ortalığı yine bulandırmaya başladı.

ABD basınına konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen yetkili, “ABD, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH), resmi hükümet olarak tanımayı sürdürüyor ancak Washington hükümeti bu ülkedeki çatışmalarda bir taraf tutmuyor ve bir anlaşma sağlanabilecek tüm paydaşlarla görüşüyor.” ifadesini kullandı.

Rusların bölgede, drone ve hava araçları kullandığını, bunun iyi bir şey olmadığını belirten yetkili, Libya’daki askeri yoğunlaşmadan dolayı çok endişeli olduklarını da söyledi.

Rus paralı askerlerinin bölgede olmasının çatışmayı şiddetlendirdiğini vurgulayan Amerika yetkilin açıklamaları özetle şöyle:

“Hafter güçlerinin safında yer alan Rus güvenlik şirketi Wagner Grup üyesi paralı asker sayısının giderek artmasıyla, çatışmanın şeklinin değiştiğini ve yoğunlaştığını görüyoruz. Bu durum daha kanlı bir çatışmaya, daha fazla sivil kayba, hastane ve havalimanlarının hedef alınmasıyla daha fazla altyapı hasarına yol açıyor ancak aynı zamanda sahada Hafter’in kazandığını da görmüyoruz.”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus da yaptığı açıklamada, “UMH’nin askeri destek talebinden ve General Halife Hafter’in Misrata’ya saldırmak için yabancı kaynaklı hava varlıkları ve paralı asker tehdidinden dolayı endişeliyiz. “Dış askeri müdahaleler, çatışmanın çözülmesi umutlarını tehdit ediyor.” ” ifadesini kullandı.

Ortagus, ABD’nin, siyasi müzakereleri başlatmak için Birleşmiş Milletler ve diğer tüm taraflarla görüştüğünü kaydetti

Libya’nın başkenti Trablus’un güneybatısındaki Zintan kentindeki askeri ve siyasi kurumların yetkilileri, ülke topraklarını dış güçlerin saldırılarına karşı savunmasını sağladığı için Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtırasını desteklediklerini duyurdu.

Zintan Belediye Meclisi, Askeri Meclis, Temsilciler Meclisi’ndeki Zintanlı milletvekilleri tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, “Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH), Libyalıların, dış güçlerin saldırılarına karşı kendi topraklarını savunma imkanı veren muhtıraları yürürlüğe koyma kararı alması” memnuniyetle karşılandı.

Açıklamada, Zintan kentinin tüm siyasi, askeri ve sosyal imkanlarının Trablus’un savunulması konusunda UMH hükümetinin hizmetine tahsis edileceği belirtildi.

Birçok Arap örgütlerinin yanı sıra Fransa ve Rusya’nın da Libyalıları vesayet altına alma çabalarının reddedildiği açıklamada, ülkenin içine düştüğü egemenlik ihlali durumundan doğudaki silahlı milislerin komutanı Halife Hafter sorumlu tutuldu.

Açıklamada, bazı din bilginlerinin Hafter’e destek vererek ülkede Müslüman kanı akıtılmasını mübah kılmaları ve bu alanda nefret içerikli dini söylem kullanmalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Öte yandan “Libya Alimleri ve Şeyhleri Ulusal Birliği” yayımladığı bildiride başkent Trablus’taki hükümetin zaferi için yapılacak çalışmaların Türkiye ile varılan mutabakata göre olması gerektiği ilan edilmişti.

Özetleyelim:

Başta Amerika olmak üzere, bazı ülkeler Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlama telaşı içindeler. Libya’daki siyasi gidiş bu konuda atılacak adımların nereye varabileceğini de tayin edecek.

Ancak, Türkiye Doğu Akdeniz’deki haklarını korumalı ve bu konuda da geri adım atmamalıdır. Millet olarak da bu konuda birlik ve bütünlük içinde bu konuyu desteklemiş olmamız da ayrıca önemlidir.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

Umutlarımız başka  bahara…

Umutlarımız başka bahara…

Tema Tasarım |