TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN

Ana Sayfa Yazarlar 16.03.2021 65 Görüntüleme
DOĞUN KAYA ARMAĞANI “70. YIL HATIRASI”

DOĞUN KAYA ARMAĞANI “70. YIL HATIRASI”

Ahmet ÖZDEMİR
1965 yılında William Hanna ve Joseph Barbera tarafından Atom Karınca çizgi film karakteri ortaya konulmuştu. Atom Karınca bir karınca kolonisinde yaşamakta ve kötülerle mücadele ederken uçabilmekte, süper hızı ve süper gücü ile gecesinde, gündüzünde yorulmak nedir bilmiyordu. Bir yazımda üretken ve hizmetini hayrat etmiş Doğan ve Uğur Kaya kardeşleri atom karınca ya benzetmiştim.
Sevilen, değer verilen, hocaların hocası konumunda olan bilim adamları için, hizmet ettiği kurumlar veya öğrencileri tarafından “Armağan Kitap” hazırlanır. Marifetin iltifatı yerine geçer. Vefa anlatımıdır. Hem ithaf edilen kişiye, hem armağan kitapta yazısı bulunan kişiler için onurdur. Editör ve koordinesini Serhat Sabri Yılmaz, Hakan Çelikten ve Esra Kaan Çelikten’in yaptığı Doğan Kaya Armağanı (70. Yaş Hatırası) bir rekora imza attı. İki cilt toplam 1568 sayfa…
17 Sayfalık bir önsözün arkasından 48 sayfa Dr. Doğan Kaya’nın Akademik Özgeçmişi ve onunla yapılan hasbihali Serhat Sabri Yılmaz kaleme almış. İki cilt kitabın içeriğinde 108 bilim adamı, araştırmacı, yazar ve şairin makalesi on kadar ozanın Doğan Kaya’ya ithaf edilmiş şiiri ve birer belgesel niteliği taşıyan onlarca fotoğraf yer alıyor. Makalelerin 16’sı sevenlerin kaleminden Doğan Kaya’yı anlatıyor. Dr. Doğan Kaya’nın Folklor Çalışmalarını anlatan beş makalenin arkasından seksen beş makale Dr. Doğan Kaya’ya Armağan olarak hazırlanmış özel ve çok değerli şaheser, hazine değerinde bildirileri kapsıyor. Kitapta benim yazım 973 – 999 sayfaları arasında “Şiirimizde Tevafuk, İntihal, Nazire ve Üçüncü Şahısların Sorumluluğu” başlığını taşıyor.
Doğan Kaya Armağanı’nın bir başka anlamı ve değeri, “70. Yaş Hatırası” olması.
Yayan yapıldak, ocaklı sayılabilecek halk bilimi yollarında emek verdiğim naçiz ömrümün elli yılı aşkın süresi içinde en üzüldüğüm haber, Doğan Kaya’nın Cumhuriyet Üniversitesi’nden emekli edildiği haberiydi. O günlerde adımı taşıyan bir kitaplığı oluşturma çabası içindeydi. Emekli olsa da kitaplıktan elini ayağını çekmedi. Büyümesine, gelişmesine emek verdi. Takviye kitaplar topladı.
Dr. Doğan Kaya aynı zamanda “Mahcubi” mahlasını kullanan güçlü ve bilinçli bir halk şairidir.
Doğan Kaya Armağanı’nın ikinci cildinin kapak arkasında Muhcubî’nin bir şiiri var. 2013 yılında Cumhuriyet Üniversitesinde hastanede yatmaktayken bir efkâr çöker ve şu özünün, sözünü dizelere döker:
Vakit akşam gün yanaştı tepeye
Geri dönmek için yolumuz yoktur
İtibar etmeyiz dünya mülküne
Burdan götürmeye malımız yoktur
Benliğimiz kaldırmışız aradan
Şükrolsun geçmişiz ağdan karadan
Sevmek için yaratmıştır Yaradan
Nefrete hasete meylimiz yoktur
Dizimizi Allah için çökeriz
Gözyaşımız Allah için dökeriz
Bir sel gibi Allah için akarız
Başka da çağlayan selimiz yoktur
Masivayı gönlümüzden sileriz
Gitmek için geldiğimiz biliriz
MAHCUBÎ der Hak yolunda ölürüz
Gayrı yaşamaya yılımız yoktur
İşte Doğan Kaya ve Felsefesi bu. Uzun söze gerek yok. Emekli edildiğini duyunca, üzüntümle birlikte Ziya Paşa’yı hatırlamıştım:
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Ziya Paşa bu beytinde diyordu ki: “İnsanın aynası iştir, lafa bakılmaz. Bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görünür.” Görmek istiyor musunuz? http://dogankaya.com/ sitesine giriniz. Ya da Doğan Kaya armağanını edinmeye çalışınız: (Vilayet Kitabevi Kadir Mahiroğulları 0505 582 63 33, 0346 225 22 96)
Mahcubî’nin uzun ince yolunda ulaştığı mertebeleri özetleyen, hayat serüveni kadar insanlık mertebelerini de özetlediği çift ayak kafiyeli bir şiiri var. O şiir 1568 sayfalık “Armağan” kitabının ilk cildinin arka kapağında yer alıyor ki, Yesevi’nin, Yunus’un, Mevlana’nın ve Veysel’in izini sürebilirsiniz:
PİŞMEK İSTİYORUM
Aşkın ile cezbe gelip
Dolup taşmak istiyorum
Kudretine Yâ Rab hayran
Kalıp şaşmak istiyorum
Yakar gönlü hicran dağı
Yakın ola vuslat çağı
Benlik denen yüce dağı
Delip aşmak istiyorum
Ne masiva ne de ağyar
Aynı vardan olmuşuz var
Ya Hak Ya Hak diyerek nâr
Olup pişmek istiyorum
MAHCUBÎ’nin bu niyazı
Çoğa saysın Rabb’im azı
Dil teliyle tevhit sazı
Çalıp coşmak istiyorum

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


Tema Tasarım |