TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 0
AKTİF VAKA: 0
ÖLÜM: 0
İYİLEŞME: 0

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN

Ana Sayfa Yazarlar 30.05.2021 76 Görüntüleme
KUDÜS, BENÎ İSRÂİL (İsrâiloğulları)  3

KUDÜS, BENÎ İSRÂİL (İsrâiloğulları) 3

Adnan Fişenk

Yahudiler’in kendileri dışındakilere şiddetli bir düşmanlıkla hareket ettikleri ve kalpleri katı olduğu için nasihatlerin ve ibretlerin onlara ulaşamayacağı da onların diğer vasıfları arasında zikredilmektedir.

Kur’an’da Hz. Musa’nın (as) kavmi olan İsrailoğulları’nın alemlere üstün kılındığını ve onlara imtiyazlar verildiği, hiçbir kavme verilmediği kadar nimet verildiği ve onlara peygamberler ve hükümdarlar gönderildiği anlatılmaktadır. Ancak Kur’an’da geçen üstünlüğün yalnız ALLAH’a (cc) itaat edildiği dönemlerde olduğu da zikredilmekte; ALLAH’a (cc) şirk koştuklarında ve O’nun itaatinden çıktıkları dönemlerde ise ALLAH’ın (cc), nimetlerine nankörlükten dolayı onları lanetlediğini ve rahmetinin artık onlara ulaşmayacağını ifade edilmektedir. Dolayısıyla onların üstünlüğü ancak takva derecesi ile ilgilidir. Nitekim Kur’anî bir düstur olan “üstünlüğün ancak takvada” olması, kavmi bir üstünlüğün söz konusu olamayacağını göstermektedir.

Yahudiler’in bir diğer özelliği de ALLAH’ı (cc) uygunsuz vasıflarla nitelendirmeleridir. Yahudiler ALLAH’ın (cc) oğulları olduklarını iddia etmişler, ALLAH’ı (cc) eli sıkı ve fakir gibi vasıflarla tavsif etmişlerdir. Buna karşılık Kur’an onlara yakıcı bir azabın olduğunu, bu ifadelerin onların küfürlerini artıracağını, bu şirklerinden dolayı onların kıyamete kadar aralarında düşmanlık ve kin sokulduğunu ve onların artık ebediyen lanetlenmiş bir millet olduğu (Maide 18, 64) zikredilmektedir.

Yahudilerin Kur’an’da zikredilen diğer özelliklerinden biri de fitne ve fesat çıkaran bir millet olduklarıdır. (Maide, 64) Onların fesatlarının altında yatan şey, bütün beşeriyete duydukları kin ve şahsi menfaatleri doğrultusunda hareket etmeleridir. Öncelikle toplumları ahlaken çökertmekte, birbirine düşürmekte ve menfaatlerine göre hareket etmektedirler. Bu durumda onların hileli yollarla ulaşmak istediği emellerine ALLAH’tan (cc) onlara hiçbir zafer gelmeyeceği bildirilmiştir.

Yahudilerin nankörlüklerine bir örnek de Peygamberlerini ve kendi toplumları içinde adaletli olan kimseleri öldürmüş olmalarıdır. Kin ve düşmanlıkta yarışan Yahudiler’in bu hareketlerinden dolayı acı bir azaba müstehak olacakları Kur’an’da bildirilen hususlardandır.

Kur’an Yahudileri lanetlenmiş bir millet olarak zikretmekle beraber, onlara ALLAH’a (cc) ve ahiret gününe inandıkları ve iyiliği emredip, kötülüğü nehyettikleri takdirde müjdelerin olduğunu beyan etmiştir. Kur’an’da geçen, “Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, ALLAH’ın (cc) ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça, kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; ALLAH’ın (cc) hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, ALLAH’ın (cc) ayetlerini inkar ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır. Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak ALLAH’ın (cc) ayetlerini okurlar.” (Al-i İmran; 112-113) ayetleri, onların hepsinin bir olmadığını, lanetlenenlerin sözlerinde durmamalarından, şirklerinden ve amellerinin kötü olmasından dolayı; müjde verilenlerin de ALLAH’a (cc) şirk koşmadan ona kul olarak istikametli bir yol takip etmelerinden dolayı müjdelendiklerini göstermektedir. Kitap Ehl-i’nden olup, iyi amel işleyenler anlatılırken; onlara yüklerle mal bıraksan noksansız iade edeceklerini, Kur’an’ın indirilmesine sevindikleri, tam bir samimiyetle ALLAH’a (cc) boyun eğerek iman ettikleri zikredilmektedir.

Kur’an-ı Kerimde İsrailoğulları örneğinden hareketle insanın yeryüzündeki varoluş gayesine uymayan davranışlar sayılarak belirginleştirilmekte, bir topluluğun lanetlenmesine yol açan nedenlerin ve kötü isteklerinin yol haritası çıkarılmaktadır. İnsanların arasında yaşayan ve insanlığın nefs-i emmaresi sayılabilecek kadar her türlü kötülüğe kaynaklık etmiş bir kavmin ALLAH (cc) katındaki durumu ve onu bekleyen neticeler anlatılırken İnsanların dünyadaki imtihanının nasıl cereyan ettiği gözler önüne serilmektedir. Kuran özetle ile İnsanların ALLAH’ın (cc) kulundan istediklerine tabii olmak sureti ile bu dünya da ve Ahiret yaşantısında kurtuluşa ereceklerini tebliğ etmektedir. İsrailoğullarının içine düştükleri nefsani dünyalık istekleri nedeni ile, Azab, Zorluk ve ALLAH’ın (cc) lanetine uğramaları, ”ETNİK KÖKENLERİ” yüzünden değil, tamamen nefsani, şeytani saplantıları ve kötü hasletleri yüzündendir.

Kur’an’da Yahudi milletinin soylarına ve yaşamları sürecinde kendilerine bir kötülüğün içinde yer almaları yerine, İnsanların, niçin yeryüzüne gönderildiklerinin hakikatlerini bilip, kendileri ve İnsanlık için hayırlı işleri yapmak fırsatı tavsiye ederken, bunlar tam tersini yapmaktan çekinmedikleri gibi, azgınlıkta kural tanımaz duruma gelmeleri nedeni ile Kur’an onlara karşı pek şiddetli davranmaktadır. Dolayısıyla Yahudi milleti yeryüzünde fesat çıkarması, sapkınlık yapması ve kötülükte ısrarcı olması gibi birçok nedenler ile Kur’an onları apaçık lanetlemiştir. Bir bakıma lanetlenen ETNİK KÖKENLERİ değil yani Yahudi milleti değil, onların ısrarla uydukları nefsleri, şeytani vasıfları ve sahip oldukları kötü vasıflardır. Bu vasıflarda olan ve ısrar eden diğer kavimlerinde, veya diğer dinlere mensup inanç sahibi olanlarda aynı konumdadır.

Kuran’da bahsedildiği gibi İsrailoğulları’na Hz Musa ile Firavunun zulmünden ve denizde boğulmaktan ALLAH’ın (cc) izni ile kurtarılmaları, çölde kendilerine semavattan gönderilen yiyeceklerle doyurulmaları, susuzluklarını gidermek için kayadan su çıkarmalarını sağlamaları gibi ALLAH (cc) katından mucizevi nimetler sunulmuş ve her türlü azaptan korunmuşlardır. Buna mukabil onlar ALLAH’a bir söz vermişler, verdikleri sözü tutmamışlar, daha sonraları rahata eriştikçe kendilerine gönderilen bazı peygamberlerini öldürmüşlerdir. Bunlarla da yetinmemişler ALLAH’ı (cc) bırakıp, elleri ile yaptıkları puta tapınmaya başlamışlardır. ALLAH’ın (cc) yasakladığı yeryüzünde bozgunculuk çıkarmışlardır. Onlar, verilen onca nimetlere karşın, yeryüzünde nankörlük etmeleri, zulme sapmaları, hile, fesad ve fitne dolaplarını çevirmeleri, gurur, inat ve taassupları, haris bir şekilde para, mala ve dünyaya tapmaları neticesinde ALLAH (cc) tarafından lanetlenmişlerdir. Lanet sadece yoldan çıkan Yahudiler için söz konusudur, onlar içinde de hak ve hakikati teslim eden, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayan kimselerin olduğu da bir gerçektir. Örnek olarak Hz. Peygamber (sa) döneminde Yahudi alimlerinden olan Abdullah b. Selam kitaplarında Hz. Peygamber’in (sa) vasıflarını okumuş ve Peygamber’i görür görmez “bu yüzde yalan yoktur” diyerek hemen iman etmiştir.

Hiç kimse milliyetinden ve ırkından dolayı ön yargı ile kötülenemiyeceği veya övülemiyeceği gibi, üstünlüğün ancak takvada olduğu, kim zerre kadar hayır işlerse veya zerre kadar kötülük yaparsa muhakkak ki karşılığının ALLAH (cc) katından misliyle verileceği Kuranda apaçık bildirilmektedir.

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


İlginizi çekebilir

Ne virüsmüş ama…

Ne virüsmüş ama…

Tema Tasarım |