Ana Sayfa Yazarlar 6.04.2021 17 Görüntüleme

Küresel Hakimiyetin Güçleri

Çok kutuplu uluslararası bir sistem içinde yeni güç merkezlerinin oluşmaya başladığı bu günkü yeni dünya düzeninde konjoktürel durumda soğuk savaş sonrası küresel güç olma geçerliliğini kayıp eden ABD’nin yeniden süper güç olma isteği ile ortaya koyduğu ve koyacağı politikalarla güç olma durumunu belirleyeceği süreçlerden geçmekteyiz.

ABD’nin işbirliği, rekabet ve düşman tanımlalamaları ile ilişkilerini belirlediği rakip ülkeler olarak gördüğü AB,Rusya ve Çin ile beraber bölgesel güç olarak kendilerine yer edinmeye çalışan ülkeleri hedefine alarak yeniden dizayn etme içinde olduğu görülmektedir.

Kurulurken düşman yaratarak kendi ülkesini kurmayı planlayan küresel hakimiyet güç merkezi olarak tek başına kendini gören ABD bu güçünü kayıp etme korkusu ile yeni yönetimi Biden ile tekrar etkinlik alanını sağlama , müttefiklik yapısını güçlendirme ile bunu sağlamak için dış politik dengelerde Çin, Rusya, AB, Asya Afrika yapılanmalarını güçlendirerek hedefine ulaşmak istemektedir.

SSCB sonrası yeniden eski günlerine ve güç merkezi olma çalışmaları içinde olan ve etkinliğini siyasi,savunma ve politik olarak artıran Rusya’ya karşı belirleyeceği politikalar,

Ekonomik güç olarak etkinliğini artıran ve silahlı göç olarak ülkeleri tehdit etmeyen ekonomik güç olarak ülkelerin stratejik noktalarına ve özellikle enerji ve lojistik merkezi olarak gördükleri ülkelere ekonomik yardım ve yatırımlar yaparak yer alan Çin karşısında neler yapabileceği,nasıl durdurma ve geriletme politikaları uygulayacağının cevabını aradığı,

2000 yıllarla beraber birlik olarak ekonomik bir güç merkezi konumuna gelen AB’nin siyasi ve askeri güç olarak sahneye çıkma gayretleri ve AB’nin ekonomik lokomotifi konumunda olan Almanya’nın Rusya ile yaptığı enerji anlaşmaları ve AB’nin Çin ile yaptığı ekonomik işbirliği anlaşmalarının ABD politikalarının konumunu ve geleceğini belirleyeceği görülmektedir.

Küresel hakimiyet aktörleri olarak kendilerini gören AB.Çin,Rusya ve ABD birbirlerine karşı üstünlük sağlama alanı olarak bölgesel güç merkezi konumundaki ülkeler üzerinden bu güçlerin sergilemek istedikleri gerçeğidir.

Polonya,Yunanistan,Hindistan,Pakistan,Türkiye,K.Kore,G.Kore ve Japonya gibi ülkelerin önemini ortaya çıkarırken bu ülkeler üzerinden çatışma ve kriz kaos bölgeleri oluşturma gayretleri ile ülkeleri kendi hinterlantları alanlarında bulundurmak istediklerini ortaya çıkarmaktadır.

Trump yönetimi ile dünya çekişme alanlarında oluşan boşlukların çok çabuk birileri tarafından doldurulacağını göremeyen değişen dünya dengelerine karşı kendi iç dinamiklerinin dış dinamiklerine etkisini göremeyen ABD içeride seçimlerle beraber yeni oluşumların oluşmasına yola açarken dış dinamiklerinde etkinlik ve güç kayıplarına uğramıştır.

Vekil aktörler üzerinden müttefik ülkeleri tehdit etmeyi ve yaptırımlarla ekonomik ve siyasi olarak sindirme politikalarının etkisinin azaldığını görememiş bunun karşısında ülkeler kendi menfaat ve çıkarları doğrultusunda yeni güç birliktelikleri yaparak ABD karşısında yerlerini almayı tercih etmeye başlamışlardır.

ABD’nin küresel hakimiyet gücünü kimse ile paylaşmak istememesi bunun beraberinde oluşan denge kayıplarını kontrol etmek istemesi esas konu olarak ortaya çıkmaktadır.

Biden yönetiminin Çin, Rusya karşıtı politikalar ve yeniden müttefiklerle beraber güçlü olma isteği aslında Ortadoğu üzerinden enerjiyi ve ticaret yollarını kontrol ederken dünya güç dengesinde kendi eliyle yarattığı boşlukları Çin ve Rusya doldurmuştur.AB ise kendi savunma ve siyasi politik yapılanmalarını oluşturma çabaları içine girerek kendine çıkış yolları aramıştır.

Biden yönetiminin Trump politikalarına dönmesi ve Çin karşı Asya Pasifik bölgesinde güç oluşturma çabalarına girmesi bunun göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uluslararası çok güç merkezli yapıların oluşmasını isteyen Çin bunu yaptığı ve desteklediği politikalarla oluşturmaya başlamış ve Rusya ile beraber Avrasya ve Asya Pasifik bölgesini etkisi altına almıştır.

Bu durum dünyada yeni soğuk savaş ve çekişme döneminin başladığının habercisi olarak görülmelidir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Koltuğu kaybetme  korkusu…

Koltuğu kaybetme korkusu…

41