Ana Sayfa Yazarlar 2.05.2021 213 Görüntüleme

PANDEMİ ÇOCUKLARI

Covid-19 nedeni ile bir yılı aşkın süredir ciddi psikolojik etkiler yaşıyoruz. Bundan en çok etkilenen ise çocuklar oldu maalesef.
Okulları ile birlikte sosyal yaşantıları da kapandı. Ailelerde yaşanan geçim sıkıntısı, stres ve sokağa çıkma yasağı; çocukların kendilerini yalnız hissetmesine ve bilgisayar oyunlarına bağlı kalmalarına neden oldu.
Çevremden gözlemlediğim kadarıyla birçok ailenin geçim düzeyi oldukça iyi ya da orta halli. Fakat üzülerek söylüyorum ki, ebeveynlerin çocukları ile olan ilgileri yok denecek kadar az. Bir “boş vermişlik” var sanki. Rabbimin bizlere emanet olarak verdiği yavrularımızla ilgilenmeyerek onları kendi dünyalarında yalnız bırakıyoruz ve bilmeyerek de olsa onları yanlış işler yapma yolunda ilerlerken görmüyoruz bile.
Nasıl mı? Şu şekilde örneklendireceğim: “Sokağa çıkma yasaklarının ya da kısıtlamalarının olduğu günlerde, ebeveynlerden çok çocuklar var sokaklarda, parklarda…”
Bizim için gece gündüz demeden, fedakarca çalışan polislerimiz denetimleri esnasında sokakta olmamaları gereken çocuklarımıza ve gençlerimize uyarıda bulunmak için anonsa başladığında her biri evlerine doğru koşup polislerden kaçmaya başlıyorlar.
Peki, kimden kaçıyorlar?
Maalesef duyarsız aileler yüzünden “Pandemi Çocuklarımız” ; bilinçaltına yerleştiği için, ömür boyu polisimizi görünce kaçacak ve sevmeyecek.
“Kurallara uyma” her çocuğun öncelikle ailede öğreneceği bir kavramdır fakat bu durumda görüyoruz ki “kuralları çiğneme” olarak çocuklarımıza bu kavramı tam tersi bir şekilde aşılamış oluyoruz. Öyle eminiz ki çocuklarımıza mükemmel eğitimi verdiğimiz konusunda, çocuklarımızın asla yanlış bir şey yapmayacağını düşünüyoruz. Bu gibi, ebeveynlerin bilmeden verdikleri yanlış eğitimler sonucunda, toplumumuzda suç işlemeye meyilli çocukları görüyoruz. Hiçbir kötülüğü üzerine konduramadığımız çocuklarımız, ilerleyen dönemlerinde bir suça meyil ederse diyeceğiz ki: “Yemedim, yedirdim! Her istediğini yerine getirdim! Neden böyle oldu bu çocuk?” Cevabı oldukça basit! Devletimizin bizim sağlığımızı korumak için getirdiği kurallara ve yasaklara uymayı değil de o kuralları (bilinçsiz bir şekilde) çiğnemeyi öğrettiğimiz içindir…
Çevremizdeki bilinçli ailelere baktığımızda çeşitli örneklerle karşılaşıyoruz. Bütün bu kısıtlama ve yasaklara rağmen evlerinde aileleri ile oldukça kaliteli vakit geçirip son derece mutlu olabiliyorlar. Evde yapılan etkinlikler sadece online derslerden ibaret değil elbette. Ders dışında yapılabilecek sayısız etkinlik var. Bu kısıtlamaları, pozitif koşullara çevirebiliyor olmayı çoktan öğrenmiş olmalıyız. Çok uzunca bir süre toplumumuzun en küçük yapı taşı olan “aile”mizle vakit geçirebileceğimiz bu kadar çok zamanımız hiç olmamıştı. Bu durumu fırsata çevirip, çocuklarımızla birlikte vakit geçirebileceğimiz eğlenceli hobiler edinebiliriz. Çeşitli zeka oyunları oynayabiliriz. Birlikte mutfakta zaman geçirerek, ailemizin küçük bireylerinin el becerilerini geliştirirken; motivasyonlarını da kolayca artırabiliriz. Ailece evimizde sinema saatleri, kitap okuma saatleri gibi sosyal ortamımızı canlı tutabilecek aktiviteler yapabiliriz. Bu sayede çocuklarımız evde kalmayı bir ceza olarak görmekten vazgeçecek ve kurallara uyulması gerektiğini anlayacaklar.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ashabına yaptığı bir tavsiyede: “Bir yerde veba hastalığı çıktığını duyarsanız oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde veba hastalığı çıkarsa o bölgeden ayrılmayınız” buyurmuşlardır. Kurallara ve karantinaya uymamızın bir insanlık vazifesi olduğunu Peygamber Efendimiz de 1400 yıl önce işaret ve ifade etmiştir.
Lütfen kurallara uyalım ve uymayanları kibarca uyaralım. “Maske Mesafe ve Temizlik Kuralı”na ciddi bir şekilde uyup, mecbur kalmadıkça evlerimizden çıkmayalım.
Geçmiş yıllarımızdaki, sağlıklı ve güzel günlerimize dönebilmemiz için, ailelerimiz ve sevdiklerimiz için tedbiri elden bırakmayalım. Eminim ki bunu hep birlikte başarabiliriz.
Sevgiyle ve Sağlıkla kalın…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

BEKİR SITKI ERDOĞAN VE SANATI

BEKİR SITKI ERDOĞAN VE SANATI

41